İtalya Gezi Notları

İtalya Gezi Notları

 

Kahvaltı

İtalya’ da memleketten bir şey özlerseniz, ilki demleme çay, diğeri ise mükellef bir kahvaltı sofrasıdır.

Arkadaş; bu adamlar sabahları hiç bir şey yemiyor. Kahvaltı dedikleri kruvasan, reçel ve kahve! Bu üçlü istisnasız her kahvaltı sofrasında -büfesinde- bulunuyor.

Şansınız varsa, bunlardan başka, kek, reçel çeşitleri, tost ekmeği, mısır gevreği, süt, krem peynir, meyveli yoğurt, poşet çay, bisküviden biri ve ya bir kaçı daha büfede yer alıyordur.

İlk üç gün, “eehhh! tamam!” diyerek idare etseniz bile sonrasında; “yaaa bi domates yok mu?”  –  “bu kadar zeytin-zeytin yağı üreten ülkede zeytin neden konulmuyor kahvaltıya?” – “bir dilim beyaz peynire hasret kaldık!” demeye başlayacaksınız. Yumurtaya, sucuğa, menemene, böreğe, boyoza, domatese, çeşit çeşit peynire, demleme çaya hiç girmiyorum bile.

İtalya’da kahvaltıyı unutun, yok ben bu kahvaltıya gelemem diyorsanız, peynirinizi, zeytinizi yanınızda götürmenizi tavsiye ederim!

 

 

Yemek

Öğle yemeğini İtalyanlar hafif geçiriyorlar, ya pizza ya da makarna yemekte olmazsa olmazları. Öğle pizza ise akşam makarna veya tam tersi ama birisi kesinlikle yeniliyor. Yemekleri ızgara olarak tercih ediyorlar. Ekmek neredeyse hiç tüketilmiyor. Netice olarak yediğine içtiğine dikkat eden sağlıklı insanlar bu nedenle sokaklarda kilolu bir İtalyana rastlamıyorsunuz!

Yemek tercihiniz için, ilk gördüğünüz yere atlamayın derim. Ana caddeler yerine ara sokakları tercih ederseniz çok daha uygun fiyata karnınızı doyurabilirsiniz.  Ayrıca ara sokaklarda keşfetmenizi bekleyen çok daha sevimli restoran ve kafeler mevcut.

Eğer yemekte terciğiniz et olacaksa yiyeceğiniz bölge Toscana olmalı. Etin pişme derecesi en önemli konu. En iyi pişmiş et, bizdeki az pişmiş gibi (belki de daha az pişmiş) olacağından, seçimizi ona göre yapın. İyi pişmiş -welldone- dediğinizde, kesinlikle bizdeki gibi kurumuş, siyah bir et gelmeyecektir.

1 2

Her mekanın kapı girişinde menüler ve ürünlerin üzerinde fiyat etiketi var. Kapı önüdeki menülerde fiyatlara bakmaktan çekinmeyin, zaten herkes öyle yapıyor.  Menülerle ilgili tek sıkıntı genelde sadece İtalyanca olmaları bu nedenle pizza ve makarna(pasta) haricinde yazanları pek anlamıyorsunuz.

 

Pizza

Pizza İtalyanlar için gerçekten vazgeçilmez. Her yerde, her sokakta pizzacı var. İtalyanların oturduğu yer civarında, damak tadına göre beğenerek sürekli gittiği bir “pizzeria” oluyormuş. Eğer oradan taşınırsa, ilk işi yeni gittiği yerde kendisine uygun pizzacıyı keşfetmek için tek tek pizzacıları denemekmiş.

Gerçekten pizzanın hamuru ve sosu her yerde farklı. Pizzanın kalını, incesi, fazla yağlısı, kurusu, tuzlusu, şekeri fazla olanı, soslardan baharatlı olanı, kıvamı yoğun olanı, domates sosundan yapılanı, içine ketçap katılanı gibi her dükkanın kendine has uyguladığı farklı tarifleri var. Damak tadınıza uygunu seçmek zor ama keyifli iş 🙂

Genellikle pizzaların içinde Türkiye’deki gibi 40 çeşit malzeme yok. 2-3 malzeme bulunuyor. Sebze çeşitleri, şarküteri çeşitleri, mantarlı, zeytin-mısır vb.

Bu arada bir pizzacının söylediğine göre, İtalya da pizza da şarküteri ürünü varsa domuz eti içeriyormuş. Yok diyende “yalan söylüyordur” dedi!!!

Pizza dilim olarak satıldığı gibi büyük fırın tepsilerinde kare olarak yapılarak makasla kesilip tartılarak da alınabiliyor. 

napoli-pizza-pizzarie

napoli-pizzeria-menu

pizza

Döner Kebap

Evet dönerciler de var. Gerçi orada “Kebab”, “Turkish Kebab”, ” Doner Kebab” olarak biliniyor. Bence siz “her şey yerinde güzel” deyin ve denemeyin. Benim gördüğüm döneri görseydiniz, ne demek istediğimi daha iyi anlardınız:)

 

Kahve

Her yerde kafeler ve inanılmaz bir kahve tüketimi var. Hatta kahve ve kafelere özel turlar düzenleniyormuş.

Kafeler, kahve içilen, yemek yenilen, öğle biralarınızı yudumlayacağınız, öğleden sonra turtanızı, pastanızı yiyebileceğiniz,  akşam şarabınızı içebileceğiniz mekanlar. Hepsi çok şık, her birinin müdavimleri var.

Deske yaslanıp bir şeyler yemek, kahvenizi içmek burada çok normal. Bazen kasaya ulaşmak için; tezgahtaki ürünlerin, keklerin arasına sıkışmış kahvesini yudumlayan İtalyanları itelemek zorunda kalabilirsiniz! Rahat olun; bu onlar için sorun değil, alışkın görünüyorlar.

Fiyatlandırma biraz farklı, ben de tam çözemedim:) ama genel olarak şöyle; gidilen mekanda kahveyi karton bardakta alıp gidersen 1€, deskte, ayakta içersen 1,5€ , masada oturursan, garson sipariş alır getirirse 3 € gibi değişik fiyatladırmlar var.

“Coperto” adı verilen servis ücreti, restoranlarda ve oturarak servis aldığınız bazı kafelerde hesabın sonuna ekleniyor. Bazı yerler servis “coperto” alıp almadıklarını menülerine ve ya görülebilecek noktalara yazıyorlar. Bu arada “coperto” bahşiş  olarak sayılmıyor. Ayrıca bahşiş bekliyorlar.

En merkezi yerlerde, meydanlarda 1800 lerden beri hizmet veren tarihi kafeler mevcut. En pahalıları da bunlar. Belli saatlerde keman, piyano, gitar vb .ile  canlı müzik yapılıyorsa fiyatlara müziğin parası da ekleniyor. 4€ olan cappuccino yu, bu kafelerde, müzik, coperto, bahşiş derken 7-8€, belki de daha pahalıya içebilirsiniz.

gilli-firenze-floransa-cafe


Gilli – Floransa’da bulunan, Tramisu’su ile ünlü  tarihi cafe.         Gerçekten Tramisu harika!


Su

Bizim acentanın otobüsünde 0.5lt lik su 1 € idi. Otoyoldaki bir bezinlikte 1.3 €, dışarıda büfelerde de yine 1€ civarı. Bir market bulursanız 45cent e 1,5lt lik su alabilirsiniz!

Gezdiğiniz yerde suyu içilebilen çeşmeler bulunuyor. -İçilmeyen çeşmelerde de uyarilar var zaten.- Şişelerinizi buralardan da doldurabilirsiniz.

 

Zeytin-Zeytin Yağı

Dünyanın en büyük zeytinyağı üreticisi İtalya’da zeytini en çok görebileceğiniz yer pizzanın üstü veya Martini’nizin yanı. Onun harici zeytinin tamamından zeytin yağı üretiliyor. Üretilen yağın bir kısmı sofralarda kullanılıyor, büyük kısmı da ihraç ediliyor. Neredeyse her restoranda masanızda zeytin yağı bulabileceksiniz.

 

Pazarlık

Malum pazarlık sünnettir, ama Türkiye’de! İtalya’da fiyatlar belli, ürünlerin üzerinde fiyatları yazıyor, dükkanlarda pazarlık yapılmıyor. İşporta ve seyyar satıcılar budurumun dışında tabii. Onlardan da pazarlıksız bir şey almayın. 

 

Otoyollar

İtalyanlar asfalt ve tünel yapımı konusunda Dünyaya kendilerini kanıtlamışlar.(2.Boğaz Köprüsü,3.Köprü,Bolu tünelinin yollarını yapmışlardır.) Yani bizde olduğu gibi onlarda heryıl yol yapımı yokmuş.  Ülkeyi bir uçtan diğer uca bağlayan 2 şeritli yollar 1950lerde yapılmıştır. Avrupanın en düzgün devlet otobanları İtalyadaymış.

 

Araba, motor, bisiklet

Çok fazla lüks araba göremedim. En lüks arabaları Milano yollarında görebiliyorsunuz. Bunun haricinde arabaların büyük çoğunluğu “A” ve “B” segmenti.  Fiat 500, Panda,  Peugeot 107, Hyundai i10 – i20 – Getz, Toyota Yaris, VW Polo …

Türkiye de “bu arabamsı şeyi kim kullanır” diye baktığınız Smart ise; sanırım İtalya’da  en çok göreceğiniz araç.  Neredeyse eni boyu bir olan Smart’ı park yerlerinde boyuna değilde enine park edilmiş görünce de şaşırmayın…

smart-parking

Motor ve bisiklette burada hayatın bir parçası. Çok şık giyinmiş bisiklete binen, motor kullanan bayanları her yerde görebilirsiniz. Türkiye’deki gibi kasksız binilen, çok gürültülü modifiye motorlari görmedik. Ama Napoli’de karşılaşabileceğiniz söylendi!

 bisiklet

 

Tuvalet

Gezeceğiniz turistik yerlerde tuvalet bulma konusunda sıkıntı çekmeyeceksiniz. Tuvalet için vereceğiniz ücret 50cent ile 2€ arasında, şehre göre değişiyor. (Venedik en pahalısı). Bu yüzden tuvalet ihtiyacınız için 1-2€ vererek espressonuzu yudumladığınız bi kafede gidermek daha mantıklı görünüyor.
Bu arada hiç bir tuvalette taharet muslugu yok. Tuvalet kagitsiz tuvalette yok. Kalacaginiz otellerde bide olduğundan sıkıntı yaşamayacaksınız.

 

Telefon

Vodafone kullananlar daha şanslı gibi geldi bana. Her yerde danışabileceğiniz bir Vodafone bayisi var. Turkcel ve Avea kullanan arkadaşlardan, paket aldığı halde hiç internete giremeyen, görüşme yapamayanlar oldu. Ayarları onlar mı yapamadı? Başka bir sıkıntı mı vardı bilemiyorum?

Biz kullanmadık ama kredi kartı ile arama yapabileceğiniz ankesörlü telefonlar da mevcut.

 

Hırsızlık ve yan kesicilik

Tüm turistik yerlerde olduğu gibi burada da hırsızlara ve yan kesicilere dikkat etmek gerekiyor. Rehberimizin anlattıklarının, uyarılarının etkisinde mi kaldık bilmiyorum ama özellikle Napoli’de çok tedirgin olduğumuzu söylemeliyim. Haricinde kalabalık olan her yerde dikkat etmek gerekiyor. Anlattıklarına göre, hiç tahmin etmediğiniz çok hoş bayanlar size çarparak, cebinizi boşaltabiliyorlarmış. Avrupanın bazı şehirlerinden hatta ülkelerinden günü birlik yan kesicilik için turistik şehirlere gelenler varmış.

 

Bunların haricinde neler var?

  • Şehirler müze gibi olduğundan giriş ücreti alınıyor, acenta ile gidenlerinkini acenta karşılıyor. Eğer aracınızla giderseniz yüksek otopark ücretleri ile bu parayı sizden alıyorlarmış. Toplu ulaşımla giderseniz bir tek Venedik’i öğrenebildik: tekne bileti alırken adaya giriş üceretini ödediğinizi gösteren fişi görmek istiyorlar. Bazı şehirlerde de bu vergi o şehirde kalacağınız oteldeki konaklama ücretinin ucuna ekleniyor.
  • Hiç bir binadan uydu için çanak anten çıkmıyor,
  • Hiç bir binada klima motoru sallanmıyor,
  • Pek çok binada,  evde bizim eski kafes antenler kullanılıyor,
  • Tarihi binalarda bulunan dükkanlar o binanın görüntüsünü ve güzelliğini kapatmayacak şekilde. bu yapılarda ekleme, çıkarma, değiştirme yapamadığınız gibi, orjinal rengine boyarken bile izin almanız gerekiyormuş. Kimse aksini uygulamadığına göre, insanların bilinçli olamalarından ve cezaların caydırıcılığından bahsetmeyelim.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s