Eski Datça – Knidos Antik Şehri – Palamut Bükü – 4. Gün

Datça’ya varana kadar yollar virajlıydı, manzara şöyle güzeldi, böyle güzeldi, her yer yemyeşildi, diye yazmayacağım artık. Bu durumlar ne de olsa bu bölge için normal bir hal aldı 🙂

Datça’ya 3. gün akşam saatlerinde varıyoruz. Selimiye’den daha ucuza, çok daha güzel ve konforlu bir otele yerleşiyoruz. Biraz dinlendikten sonra hemen dışarı çıkıyoruz. Yine kıyı boyunca restoranlar, kafeler, kıyıya paralel bir ana cadde, her şey bu iki sırada. Kaybolmanın imkansız olduğu bir kasaba daha. Bütün kıyı boyunca yürüdükten sonra “Cafe Inn”e oturuyoruz. “Brownie”si ünlüymüş! Her ne kadar lezzeti yoğun ve güzel olsa da, dilim küçük, fiyatta ortalamanın birazcık üstü. Lezzet tatmin edici olduğu için sıkıntı etmiyoruz.

datca-sahil

Öğle yediğimiz balığın ardından pide veya pizza yemek istiyoruz. Burada meşhur olan “Amisos ” pideye gidiyoruz. Pideler çok başarılı, porsiyonları büyük. Açık veya kapalı pek çok pide çeşidi var. Standart olan kıymalı, kaşarlı vb. yerine, menüde bulunan diğer farklı çeşitleri denemenizi önerebiliriz. Ayranı kendileri yapıyorlar, turşu ve yemek sonunda yine kendi hazırladıkları demirhindi şerbetini  ikram olarak veriyorlar. Pideyi de, ikramları da çok beğeniyoruz.

amisos-samsun-pide-datca

Sahilde pideyi sindirmek üzere yapılan uzun yürüyüşün ardından, otele geçiyoruz.

 

4. Gün

İlk durak Eski Datça. Datça’nın ilk kurulduğu, yüzyıllardır yaşanan asıl Datça toprakları burası aslında. Limanı merkez sayarsak, yaklaşık 4 km mesafede, şimdiki Datça’nın bir mahallesi. Yol sizi Orhan’ın Yeri’ne götürüyor. Orhan’ın Yeri; Can Yücel’in de sık sık takıldığı mekan aslında. Burada yaşadığı dönemde kahvenin sahibi, o zamanın muhtarı Orhan amcayla yakın arkadaş olmuşlar. Orhan’ın kahvesinin bir köşesinde Can Baba hala yaşıyor. Muhtar Orhan’a kendi eliyle yazdığı şiir, çerçevelenmiş duvarda duruyor. Son içtiği rakı bardağı ve şarap şişesi, gazetelerden kesilmiş haberler  yine bu köşede.

can-yucel-muhtar-orhana

Meşhur badem kahvesini burada deniyoruz. Badem kahvesi yapılırken kahvelik olarak ayrılan bademler dövülüyor, bir süre kavrularak rengi karartılıyor. Sütle, hafif ateşte kaynatılarak kahve haline getiriliyor ve yanında bal ile servis ediliyor.

datca-badem-kahvesi

Köyün içinde, dar sokaklarda taş evlerle birlikte yürüyoruz. Bu arada Can Yücel’in evini görüyoruz. Tatil yerlerinde satılan neredeyse tamamı Çin malı olan hediyeliklerden sonra,  tasarım hediyelik dükkanlarını görünce hatıra için bir şey almak istesek -biraz pahalı da olsa- buradan almak mantıklı diye düşünüyoruz.

eski-datca-can-yucel-evi

 

eski-datca3

eski-datca6

 

KNIDOS

Datça’ya gidip de görmeden dönmemeniz gereken bir yer! Datça’ya gidenler denize girmek için çoğunlukla “Palamutbükü”ne veya “Ovabükü”nü tercih ediyorlar. Oysa aynı dolmuşla yahut arabalarıyla biraz daha ilerleyerek Knidos’a rahatlıkla varılabilir.

datca-eski-datca-knidos-yolu

Knidos’un hikayesi, nasıl bir yer olduğu ve nasıl yağmalandığını buradan okuyabilirsiniz:  http://www.datcadetay.com/knidos-antik-kenti.html 

knidos2knidos-antik-kentiknidos-antik-kenti3

knidos-antik-kenti5

knidos-antik-kenti7

knidos8

Çağının en modern kenti, antik çağın da en önemli, kültür sanat ve ticaret kenti olan Knidos’tan, şimdilik gün yüzüne çıkarılanları gezip görmeniz yaklaşık bir saatinizi alıyor.

Dönüşte artık bir deniz keyfi yapalım diye Palamutbükü’ne giriyoruz. Sahili, denizi bize Antalya-Konyaaltı plajını anımsatıyor. Sadece etrafı daha sakin ve plaj kısmı daha dar. Konyaaltı’nı ve plajını da özlemiş olduğumuzdan burası ilaç gibi geliyor. Artık el ayak çekilmiş, denize giren bir kaç kişi dışında kimseler yok. Öğle yemeğini burada yiyeceğiz de, gözümüze kestirdiğimiz bir yer yok. Sahilini kullandığımız restoranda bir şeyler yiyoruz. Büyük ve doyurucu tavuk şiş için gayet normal bir fiyat ödüyoruz. Akşam üzeri Datça’ya dönüyoruz.

Akşam yemeğini Dadyadost’ta alıyoruz. Mekan, çalışan arkadaşlar, hepsi çok iyi de, yediğimiz pizza pek bi fenaydı! Kullanılan malzeme kalitesi, çok az ve lezzetsiz sosu yüzünden hamurla karnımızı doyurmuş olduk. Bunun haricinde mekan, müzik dinlemek ve bir şeyler içmek için çok güzel, böyle bir amaçla kesinlikle tercih edilir.

Ertesi gün, hani buralara kadar geldikte Marmaris merkezi görmedik dememek için Marmaris’e giriyoruz. Küçük bir turun ardından, kahvelerimizi alıp artık evin yolunu tutuyoruz.

donus-yolu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s