BAR / BARMAN / BARMAID

Bar; vahşi batıda altın arayıcıları, madenciler, kovboylar içki içip konuşmak ve sohbet etmek için geniş salonlarda toplanırlardı. Bu salonlarda servis yapan kişiler sarhoşların saldırılarından korunmak için bir bariyerin arkasından servis yaparlardır. Bar deksinin geçmişi de buralara dayanmaktadır.

Barmen-Barmaid’in sözlük anlamı; alkollü içkileri, alkolsüz sıcak ve soğuk içkileri ve bunlarla birlikte sunulan aperatif yiyecekleri, kendi başına ve belirli bir süre içerisinde hazırlama ve misafire sunma bilgi ve becerisine sahip nitelikli kişidir.

Erkeklere Barmen, bayanlara Barmaid denir.

Barmenlik mesleğinde yükselme ve ilerleme tecrübe ile gerçekleşmektedir. Barmenlik kesinlikle pratik yapılarak kazanılan bir beceri, bilgi birikimi gerektirmektedir.

Barmenler;

–     Coast kontrol konusunda bilgi sahibi olmalı,

–     İçkiler ve yapılışları hakkında bilgi sahibi olmalı,

–     içkilerin uyumlu olduğu diğer içkileri de tanımalı ve bilmeli,

–     Yiyecek içecek kültürüne sahip olmalı,

–     Temiz ve düzenli çalışma alışkanlıklarına sahip olmalı,

–     Bara hakim ve pratik olmalı,

–     Misafir ile sohbet edebilmeli,

–     Güleryüzlü ve esprili olmalı

–     Satış becerisi yüksek olmalı,

–     Dinlemesini ve sır saklamasını bilmeli,

–     İkna kabiliyeti yüksek olmalı,

–     Konuşması ve diksiyonu düzgün olmalı,

–     Misafirlere karşı seviyeli, anlayışlı omalı,

–     Genel kültür sahibi olmalı,

–     Gündelik olayları ve gelişmeleri takip etmelidir.

İçki hazırlamak mixoloji uzmanlığı başlıca bir sanattır.

devenir-barman

Bu yüzden iyi bir barmen iyi bir sanatçı olmalıdır.

İyi yapılmış bir servis, damak zevkine hitap eden bir kokteyl, pırıl pırıl bir bar ve barmen güzel müziklerin yapıldığı hoş bir mekan müşteri akışı için çok önemlidir. Bu yüzdendir ki bu mesleğe gönül verenlere çok şeyler düşmektedir.

İyi bir bar barmeninin adıyla anılır…

Bunun yanında en karizmatik işe sahip olan barmenler hakkında ekşi sözlükteki düşünceler de şunlardır :

  • artistlik yapmadan içki koyamayan kişi.
  • ego tatminini sonuna kadar yaşatan meslek. ve bir o kadarda zordur barmen olmak. kim olduğunu bile bilmediğin insanların barmen bana bir….diye başlayan cümlelerinin ardından dertleri,mutlulukları ve yaşamlarını paylaşırsın bir kadehlik zamanda. kadehler bittikçe sen tükenirsin içen devrilir..sana kalan sadece kadehlerdeki dudak izlerini temizlemektir…

 

  • okulu falan yoktur bu isin.bir otel ya da restauranta waiter assitant olarak ergen yasta ise baslarsiniz. babalar gibi tuvalet temizler, bulasik toplar bir suru yavsak garsonun agiz kokusunu cekersiniz. fiziginiz duzgunse, agziniz laf yapiyorsa metro d hotel tavsiyesi ile barboy olur ve kendinizi renkli ickilerin arsinda bulursunuz.bir kac sene bardak yikar, gece dolaplari doldurur, sabahin korunde bari temizler, ickilerin yerini ogrenir, bir gun tek basiniza barin sorumlulugunu alacaginiz gunu iple cekersiniz.……onlarca ickiyi tanimak, nasil servis yapilir?… tezgaha nasil dizilir?… ne zaman tavsiye edilir?… bunlari sansiniz varsa bu isi bilen yaninda cirak oldugunuz barmen size ogretir. zaten usta cirak iliskisidir. barboy ve barmen.
    her sey tabii ki ustadan ogrenilmez. kendinizi gelistirmeniz, okumaniz en az bir tane yabanci dili iyi derecede konusmaniz gerekir.
    mekana gelen musteri yeri gelecek kendi isinden, karisi ile olan sorunlarindan konusacak. ahkam kesmek yerine, fikir belirtecek kadar her boktan anlamaniz gerekir. yoksa musteriyi tutamaz ikinci bir icki satamazsiniz.firsatlar yaratir bu meslek, gun gelir:makaminda gorusmek icin iki ay onceden randevu almaniz gereken bir sahis ile saatlerce sohbet eder, arkadas bile olabilirsiniz. esinize dostunuza bol bol is ayarlarsiniz bu vesileyle. dedik ya. musteri mekana ickiden cok dertlesmeye gelir cogu zaman.

    guzel bir meslektir aslinda.

  • bar taburesine oturan her çeşit insanı dinlemek gibi gereksiz bir sorumluluğu vardır. müşterisini asla terslemez. ondan bundan duyduğu deneyip uyguladığı cümlelerle değişik bir tecrübe kazanır ve bu tecrübeyi yeni müşterilerine ücretsiz satar. bir öğrenci için çok zevkli bir o kadar da yorucu bir meslektir. getirisi ve götürüsü fazladır.

 

  • cool görünme taklalarının yanı sıra, bir de özellikle barda içen müşterilere sürekli çapulcu muamelesi yaparlar. sanki onlar bütün içkilere yarın yokmuşçasına alkol koymuşlardır da, müşteri hep komaya girmek istemektedir diye düşünürler.bir gün yeniköy’deki süleyman nazif‘de takılırken vodka tonik istirham etmiştim barmenden. kimyager edasıyla hazırladığı içkimi yudumlarken birşeylerin eksik gittiğini farkettim. alkol yok denecek kadar azdı. istemeye istemeye barmene şikayetimi dile getirdim. bana zavallı gözüyle baktıktan sonra cümlesini sarfetti: “ölçekle koyuyoruz alkolü…ama senin güzel hatrın için biraz daha ekliyim*. neyse biraz daha vodka ekledikten sonra beni azad etti hazretleri. ama olmuyordu! içiyor içiyor vodkanın ürpertisini alamıyordum. tekrar gittim barmene. kellemi almadan içkimden bir yudum almasını rica ettim. “meslekten soğuttunuz” bakışını attıktan sonra içkimi tattı. sipsi gibi bir bana bir arkasındaki vodka şişelerine baktıktan sonra “eki eki” diyebildi sadece.o seneler yeni yeni moda olan “barın arkasını tek tip marka içki şişeleriyle donatayım şanımız yürüsün” tasarım akımına kapılan süleyman nazif, barın arkasını absolut citron şişeleriyle donatmış. bardaki bütün vodkaları o şişelerden dolduran barmen, onların sadece süs olarak orda durduklarını, içlerinin su dolu olduğunu farketmemiş.işin komik tarafı da, bir tane vatan evladının da çıkıp bunu farketmemiş olması… gecenin sonu müşterilerin bu gerçeği farketmemesi için susan ben ve susmam için hesabımı ödeyen barmenin dostluğuyla bitti.

 

  • sahsen feci güzel barmenlerin güzelliği hareketlerindeydi. bir aşık gibi, bir matador gibi. hazırlanan tadı ikinci derecede kalırdı. o harcanmış bir orgazm, ölü bir boğaydı.
    barmenin güzelliği hareketlerindeydi. işini yapış biçimindeydi. kalabalık içki siparişlerinin orkestrasyonundaki ritmindeydi. usta bir daktilo ya da piyanist, nasıl klavyeye hiç bakmazsa, becerikli bir barmen de elindeki gereçlere bakmadan çalışırdı. ama aynı anda iki elini birden kullanır, hızlı hareket eder, işin tekdüzeliği onun canını sıkmazdı. az iş olduğu zaman bile, yalnızca bir içki hazırlayacaksa bile, temposunu yavaşlatmaz, istifini bozmazdı. elini atıp bir şişe çektiği zaman, onun nar şurubu olduğunu, trible sek olmadığını bilirdi. eğer trible sek ise, vah vah… içki çoktan hazırdı çünkü. bir aşçının kibri, bir akrobatın dakikliğiyle karıştırır, sallar, fışkırtır, çalkalar, siler, boşaltır, süslerdi.”

 

 

  • sabahin korunde asla goremediginiz pek eglenceli, hakki verilerek yapildiginda muthis zor ama keyifli bir meslegin sahibi fiyakali az bucuk dert babasi, manyak, her daim civarda en az 1 adet bulunmasi gereken insanlardir.

 

  • Kutsal kitabı ziyan edilmiş geceler atlası olandır…..

 

.

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: